Kızılgöl Efsanesi

Kümbet Köyü’ nün üst tarafında Kızılgöl denilen küçük bir göl vardır. Adı geçen köyün büyüklerinden Mahmut Ağa, sabahları ahıra gittiğinde atının kan ter içinde kaldığını görürmüş. Sormuş soruşturmuş. Köydeki bilge kişiler; “Bu olsa olsa alkarısı işidir, akşamleyin atın sırtına “karasakız” yapıştır, eğer al karısı ise, ata bindiğinde yapışır kalır.” demişler. Mahmut Ağa söylenenleri aynen yapmış. Ertesi gün ahıra gittiğinde ne görsün; Saçları ayağına kadar uzanan bir kadın, atın üstünde oturmuyor mu? Ahıra hazırlıklı giden Ağa, hemen alkarısının yakasına iğne sokmuş. Alkarısının baş parmağı olmadığı için bu iğneyi bir türlü çıkaramamış , on yıl Mahmut Ağa’ ya hizmet etmiş.

Bir gün, alkarısı , Ağa’ nın küçük kızıyla Hatun Ebe’ den su getirmeye gitmişler. Çiçek toplama bahanesiyle alkarısı, küçük kızı, Hatun Ebe’ nin hemen üst tarafında bulunan göle doğru götürmüş. Göle yaklaşınca kıza yalvarmış, “Yarın kardeşimin düğünü olacak, ne olur şu yakamdaki iğneyi çıkar da düğüne gidip geri geleyim” demiş. Küçük kız, alkarısının yalvarmasına daynamamış ve iğneyi çıkarmış. Alkarısı gölün kenarına yaklaşmış ve kıza, “Baban beni on yıl çalıştırdı da mercimeğin neye ilaç olduğunu bile sormadı.” diyerek kendini göle atmış.Birkaç dakika sonra gölün yüzü kana bulanmış. O gün bu gün, gölün adına Kızılgöl söylenegelmiştir.


Etiketler:,

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.