Şeyh İbrahim’in Gediği
1305–1392 tarihleri arasında yaşamış olan Şeyh İbrahim Veli’nin Mezirme’ye geldiği ve Karadirek tekkesini kurduğu öne sürülür. Köyün batısındaki gediğe Şeyh İbrahim’in Gediği denilir ve bu gedikle ilgili söylenceler anlatılır. Aynı zamanda bu gedik düşek olarak kabul edilir.
* * *
Şeyh İbrahim gediğe gelir, oradaki taşa belini vererek dinlenir. İğdir köyüne dönerek, “Siz çok kazanıp az yiyesiniz”, sonra da Mezirme köyüne dönerek, “Siz de az kazanıp çok yiyesiniz” der.
* * *
Şeyh İbrahim’le musahibi Ali Seydi, Salıcık’tan gelip Mezirme’ye giderlerken gedikte dinlenmeye koyulurlar. İğdirli çoban Mustafa sürüsüyle oraya gelir, sohbete başlarlar. Bir süre sonra çobana “Şu kara koyunu sağ ki bir ekmek yiyelim” derler. Çoban o koyunun yıllardır kısır olduğunu söyler, yine de sağmasını isterler, koyundan süt çıkar ve süte ekmek doğrayarak birlikte yerler. Oradan ayrılırken çobana, bir sorunu olduğunda “Ali Seydi, Şah İbrahim” diye çağırmasını söyleyip, gözden kaybolurlar. Yıllar sonra çoban kendi köyünden nişanlanır. Bir gün nişanlısı hastalanır, aklına pirler gelir. Sazını alıp şu deyişi söyler:
Verdiğiniz ikrarın günleri geldi
Ali Seydi Şah İbrahim gel yetiş
Yer göğ dua ile hem karar kıldı
Ali Seydi Şah İbrahim gel yetiş
Dar günümde gelecektiğz carıma
Kurt ile kuş dayanmıyor zarıma
Beni hasret koyman nazlı yarıma
Ali Seydi Şah İbrahim gel yetiş
İmdat Muhammet’ten Ali’den çare
Bir merhem edin ki sağıla yâre
Yoktur bir amelim yüzlerim kara
Ali Seydi Şah İbrahim gel yetiş
İğdir evliyası güçlü kuvvetli
Kerameti boldur hem mucizatlı
Ben darda kalmışım yetiş Bozatlı
Ali Seydi Şah İbrahim gel yetiş
Mulla Mustafa der kendi kanında
Sözü geçgel imiş Hakkın yanında
Zülfikar’ı karar eyle kınında
Ali Seydi Şah İbrahim gel yetiş
Bir de bakarlar ki, iki ihtiyar çıkageldi. İhtiyarlar, “Bu ne kalabalık böyle?” diye sorarlar. “Zavallı çoban Mustafa’nın nişanlısı ölüm döşeğinde” diyen halk ağıt figan eder. İhtiyarlar, orada bulunanlara hastanın çevresinde halka olmalarını söylerler. “Biz dua edelim siz ‘Âmin’ deyin” derler. Yaşlı olanı dua eder, halk ağlaşıp sızlaşarak Allah’a yalvarır. Mustafa’nın nişanlısı iyi olur ve halkın ızdırabı diner. Bu mucizatı gören Mustafa ihtiyarların ellerine sarılır öper, öper…
“Şah İbrahim’in belini verdiği taş” olarak kabul edilen gedikteki taşın üzerine, buradan gelip geçenler çevredeki taşları toplayıp ata ata bir tümsek oluşturulmuştur. Buraya gelenlerin tümseğe taş atması gelenekselleşmiştir. Yaya yolun terk edilmesi ile birlikte “düşek” olarak anılan gedik, gidilmeyen bir yer konumuna düşmüştür.
Etiketler:/malatya/hekimhan ilçesi/ballıkaya köyü, [WS4]