Şah Hüseyin
Şah Veli yedi kez Kerbela’ya gider. Yedinci kez gideceği zaman aile bireyleri, yakınları ve talipleri ile vedalaşır. Biricik oğlu Şah Hüseyin şöyle der:
- Baba, sen bir daha gelmezsen ben buralarda ne yaparım?
Şah Veli oğluna döner:
- Oğlum Hüseyin, zamanı gelince seni de götüreceğim.
Asasını, hırkasını ve postunu oğluna bırakır, köyden ayrılır. Bir süre sonra Şah Hüseyin vefat eder. Cenazesi Karadirek’ten alınıp ön taraftaki dutların dibinde yıkanır, köyün karşısındaki mezarlığa götürülmek üzere kefenlenir. Herkes cenazenin başında ağlayıp sızlaşırken beyaz atlı, yaşlı biri çıka gelir, seslenir:
- Ya Hüseyin! Oğlum, ver elini bana!
Orada bulunanlar gelenin Şah Veli olduğunu görürler. Şah Veli dua eder, oğlunun elini tutar, Şah Hüseyin cana gelir. Kefeniyle birlikte atinin terkisine alır, baba ile oğul batı yönündeki yolda uzaklaşıp gözden kaybolurlar. Kazılı mezar öylece kalakalır. Bir yandan kururken bir yandan yeşeren tavşancık ağacının dibindeki çukur Şah Hüseyin adıyla anılır. Eskiden buraya yağmur duasına gidilirdi.
Etiketler:/malatya/hekimhan ilçesi/ballıkaya köyü, [WS4]