Karadirek

Halk arasında Şah İbrahim, Şah Safi ya da Şah Veli’nin elinde asa olarak getirdiğine inanılan, iki metre uzunluğunda, normal bir direk kalınlığında, siyah renkli direğe Karadirek denilir. Karadirek’in bulunduğu tekke de bu adla anılır. Şah İbrahim Veli Dergâhı, Şah Veli Dergâhı adlarıyla da anılır.

Şah Veli’nin, “Bunları gören beni görsün” diyerek bıraktığı üç emanet vardır. Bunlar dergâhı, pabucu ve hırkasıdır. Dergâhı Karadirek, Cumhuriyet dönemine kadar Erdebil Tekkesi’nin bir kolu gibi işlevini sürdürmüş, tekkeler ve türbeler kapatıldığında yıktırılmış, simge olan Karadirek parçalanarak yaktırılmıştır. 1957 yılında çeşitli yerlerden gelen yardımlarla, Arguvan’ın Çavuş köyünden Cuma ve Aziz Genç kardeşlerin ustalığı ile üçüncü kez yenilenmiş; mihrap ve delil yerlerindeki kesme taş yapılar eski yapıdan iki örnek olarak güneydeki duvara konulmuş, büyük bir odadan oluşan dergâhın spor salonu gibi üç yanı basamaklarla donatılmıştır. Sekiz ağaç direk üzerine kurulu binanın giriş kapısı üzerinde Aşılık yöresinden getirilmiş iki metreye yakın turuncu renkli taşta şu yazı kazılıdır.

« Mescid’i Şerif’in 3. İnşası 7.4.1957 »

Ballıkaya’nın yer kayması nedeniyle yer değiştirmesi üzerine, 1994’te yeni yerleşim yerinde temeli atılan Karadirek Cem Kültür Evi hemen hemen tamamlanmak üzeredir. 240 metrekarelik oturumlu cem odası, konuk odası, kütüphane, idare, misafirhane, yemekhane, kesimevi bölümleri bulunur. Ağaçlandırma çalışmasıyla çevre düzenlemesi kalmıştır.

Karadirek’e adakları olanlar, felçliler, rüyasında görenler, çocuğu olmayanlar, hastalar ve benzeri konumlarda Alevi-Sünni ayrımı yapılmadan birçok yerden insanlar gelir. Eşiğine niyaz edilerek girilir, sohbet edilir, kurban getirilmişse hazırlanır, etli pilav yapılır ve gelenlere sunulur. Yemekten sonra yemek duası yapılır. Bakım ve onarıma harcanmak üzere para verirler. Bazı hastaların yatıya kaldığı, bazen de kısır cem yapıldığı olur.


Etiketler:,

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.