Deli Cafar
Boyu iki metreden uzun olan Cafer’in karısı 1930’larda Akçadağlılarca kaçırılır. Bunun üzerine deli divane olup, saçı sakalına karışan yaz kış demeden yalınayak dağlarda dolaşan Cafer, Deli Cafar adıyla anılmaya başlanır. Beyaz don, simsimi giyer, gömleğinin kolunu da omuzlarına kadar katlar, elinde kocaman bir sopa taşır, döşü başı açık gezermiş. Çoğu zaman nerede kaldığı bilinmezmiş. Deli Cafar denmesine karşın bazı zamanlar söylediği sözler akıllılardan daha akıllıcaymış.
Hekimhan’ın şube reisi cüzdan yoklaması için Mezirme’ye gelir. Muhtar Yusuf Ağa’ya şöyle der:
- Şen şakacı, deli divane biri yok mu? İki konuşa da gülelim…
Muhtar Deli Cafar’a haber salar. Deli Cafar kapıdan girince seslenir:
- Buyur Cafar Ağa, buyur!
Deli Cafar bakar ki darabanın misafirlerinden yana olan bölümünde boydan boya yeşil renkli bir perde asılı, ayaklarının çıkarır, yeşile basmadan sıçrar darabanın diğer yanına geçer, oturur.
— Meclisten yana niye oturmadın? Diye sorarlar.
— Ben yeşile basmam. Hz. Muhammet’in sarığı yeşil, sancağı da yeşil, der.
Bir süre sonra şube reisi para vermek ister, Deli Cafar istemediğini belirtir ve şöyle der: “Sen garipsin, misafirsin, gelenin gidenin olur. O parayla kahvede misafirlerine çay ikram edersin.”
Şube reisi muhatara dönerek şöyle der:
- Yusup Ağa, sizin delileriniz böyle ki, gör akıllılarınız nasıl?
Yine de Deli Cafar’a para vermek ister, ancak o kabul etmez.
* * *
Uludere’de Fenk’in Boğazda İğdir’e bakan yüzde Daloğların ağılı varmış, burada kışlarlarmış. Bir gün Deli Cafar kar kurşakta, yalınayak, döşü başı açık, dağlardan inip bu ağıla girer. Çoban, Deli Cafar’ı karşısında görünce hayretle soruları sıralar:
- Dede, sen buralara nasıl geldin? Kapıdaki itler kuş uçurmaz, nasıl oldu da sana hiç dokunmadılar? Nereden geliyorsun böyle?
Deli Cafar gayet soğukkanlılıkla cevap verir:
- Dağları gezdim de geldim. O dağların hepsi benim!
* * *
Ballıkaya-Çeki-Mıroğlar arasındaki dağlarda günü geçen Deli Cafar bazen Çeki’de Kürdöğler’de konuk olurmuş. Bir gün de Şatıroğlu Ali Rıza’nın ahırına girip eşeğin kürününe yatar. Ahırdaki hayvanları görmeye gelen birisi bakar ki bir sakallı yatıyor küründe, dönüp ev sahibine haber verir. O da ahıra gelir, sorar:
- Kiminle kalıyorsun burada?
- Babanla!
Adam şaşırır:
- Nasıl babam?
Deli Cafar da eşeği gösterir.
* * *
Bir gün çobanlar tarafından feci şekilde dayaklanır. Hasta hasta Çeki-Mıroğlar arasındaki Yığmalara gider, üç yığmadan Orta Yığma’nın kuzey yamacında can verir. Bir hafta kadar sonra ölüsünü bulduklarında, elinde topladığı anık destesi vardır. Oraya gömerler…
Adakları olanlar mezarının başında kurban keserler.
Etiketler:/malatya/hekimhan ilçesi/ballıkaya köyü, [WS4]